Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Annem ilk vurulduğunda haber verdiler koştuk, biz daha varmadan amcam gitmek istemiş, onu da vurmuşlar.
Gittiğimde amcamı taşıyordu komşular, “annem” dedim, “sokakta kaldı” dediler, ben gitmek istedim tuttular, ağladım, ağladım, ağladım...
Annem sokağın ortasında kaldı öylece. Önce belli belirsiz kıpırdıyordu, sonra saatler geçtikçe hareketleri azaldı.
Kimi aramadık ki, vekilleri, kaymakamı, valiyi. Dedik “çeksinler şu kargaları, öldü ölmesine de cenazemizi alalım.
”Annem ne hissetti acaba, canı çok yandı, yanmıştır.
Biz sevgi nedir hiç dile getirmezdik, ama bir sarılması vardı dünyaya değerdi, binlerce söz gelse anlatamazdı o sevgiyi.
Annem tamı tamına yedi gün sokakta kaldı.
Hiçbirimiz uyuyamadık, köpekler gelir, kuşlar konar diye, o orada yattı, biz yüz elli metresinde öldük.
Bir insan bir insana ne kadar acı çektirebilirse devlet de bize yedi günde bunu yaptı.
Yedi gün, tam yedi gün annenizin cenazesi sokak ortasında kalsın.
İnsan çok iyi olamıyor, insan kalamıyor.
Annemin elleri kaskatı olmuş ve öyle sıkmış ki eşarbını, belli ki canı hayli acımış, öptüm ellerinden “helal “et hakkını” diye ama...
Kanı kurumuş annemin, elleri, yüzü ki yüzü düşerken toprak olmuş, elbiseleri kandan ıslanmış, sonra kurumuş, sonra taş olmuş annemin.
Kokusu gitmiş, toprak ve kan kokuyor annem, saçları sertleşmiş, kirlenmiş, annemin canından can almışlar Allah’a inananlar!
Gözleri açık kalmış annemin. Yüzü eve dönük, ayakları toplanmış, bir takat gelsin diye belli ki çabalamış.
Benim annem... Siz benim annemi öldürdünüz, çocuklarınız var mı bilmiyorum. Sizin yoksa bile sahiplerinizin var, nasıl bir acı demeyeceğim, zira ağır...
Yedi gün... Benim annem yedi gün kış soğuğunda kaldı. En acısı kaç saat yaralı kaldı, bilememek.Keşke diyorum, hemen ölmüş olsa.Siz benim annemi öldürdünüz.
[Silopi'de Nuh mahallesinde evine dönerken vurularak yaşamını yitiren, cesedi yedi gün sokak ortasında bekletilen Taybet İnan’ın oğlunun kaleminden]
